3D Yazıcıyla İşaret Dili Konuşan Robotik Kol Üretildi

Robot teknolojisinin endüstriyel ve araştırma amaçlı kullanılmasına alışık olsak da, günlük hayatta da kullanılabilecekleri bir çok alan var: görme engelliler için otonom rehberler veya fiziksel engellilerin yemek yapmasına yardımcı mutfak robotları gibi. Veya, temel seviyede işaret dili konuşabilen robotik bir kol gibi.

Belçika’daki Antwerp Üniversitesi yüksek lisans öğrencileri tez çalışması olarak yoğunlaştıkları projeyle, işitme engelli insanların ihtiyaçlarına hitap etmek istiyor. Okulda, mahkemede veya evde bu insanlar tercümana ihtiyaç duyuyor ve tercümana ulaşmak da her zaman mümkün değil.

Öğrencilerin “Antwerp İşaret Dili Çalıştırma Devresi” anlamına gelen “Antwerp’s Sign Language Actuating Node,” veya kısaca ASLAN diye adlandırdığı robotik kol işaret dilindeki harf ve sayıları gösterebiliyor. Sıfırdan dizayn edilen ve 25 tane 3D parçadan oluşan kol Arduino kart ile kontrol ediliyor.

Hareketler özel eldivenle öğretilirken, ekip hareketlerin webcam aracılığıyla tanınması üzerinde de çalışıyor.
Şu an için proje sadece tek bir elden oluştuğu için işaret dilini zenginleştiren 2 el ile yapılan hareketler ve yüz mimiklerini gerçekleştirebilmesi henüz mümkün değil. Ancak 2. bir el ve duygu odaklı robotik bir yüz de ekibin sonraki projelerinde ele almak istediği konular arasında.

Bu fikir tam anlamıyla tercümanların yerini doldurmayacak olsa da, dünya üzerinde işaret dili servisine ihtiyaç duyabilecek olanlar için bir seçenek sunduğu da ortada. Bunun yanında robotik kol işaret dili öğretimine yardımcı olarak da kullanılabilir çünkü öğretme sürecinde aynı hareketleri defalarca tekrarlamaktan yorulmayacağı aşikar.

ASLAN’ın yaratıcıları Guy Fierens, Stijn Huys ve Jasper Slaets. Robotik kol hala prototip formunda olsa da, dizaynı tamamlandıktan sonra açık kaynak olacak.

Peki neden sanal bir el kullanılmasın? Belki çeşitli uygulamalar hatta konuşmaları yazıya çeviren programlar da robotik kol ile aynı görevleri gerçekleştirebilir. Ama ASLAN projesinden sonra daha azını düşünmek oldukça zor; bu yardımcı teknolojiyi ekranın dışında hissetmek, gerçek dünyada etkileşimde bulunabilmek, birçok açıdan görebilmek ve yardım ettiği kişiyle aynı fiziksel ortamı paylaşması fark yaratıyor.

 

Kaynak: techcrunch

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir